Karanlık Zamanlarda Umudu Örgütlemek

2025 yılını, çoğumuz karmaşık duygularla geride bırakıyoruz.

Endişe ve öfke ile inanç ve umudun iç içe geçtiği bir zaman dilimindeyiz. Savaşın kendisini ve en az onun kadar karanlık olan savaş tehdidini, belki de uzun yıllardır ilk kez bu denli şiddetli ve yaygın hissediyoruz.

Toplumlara barış, huzur ve refah getirmesi gerekenler, ne yazık ki uzun süredir endişemizin asli kaynağı haline geldi.

Her şey bir yana, Filistin’de insanı afallatan bir kararlılıkla sürdürülen soykırımın açtığı yaralar hâlâ sarılabilmiş değil. Bu vahşet, öfkemizi dindirmek bir yana, vicdanlarımızdaki yangını her geçen gün büyütüyor.

Öte yandan dijital teknolojilerin sunduğu olanaklarla geliştirilen yapay zekânın, insan özgürlüğüne hizmet etmek yerine hızla gözetim araçlarına dönüşmesini kaygıyla izliyoruz. İklim değişikliği başta olmak üzere gezegenimizin temel sorunlarına dair umutlarımızı ise neredeyse “gerçekçi hedefler” rafından indirmiş durumdayız.

Binlerce yıllık uygarlık birikimimize rağmen yaşam hakkı, barınma, sağlık ve eğitim gibi en temel haklarda yaşanan gerileme kabul edilebilir değil. Zamanımızın karanlık yüzü, artık saklanma gereği bile duymuyor.

Ama yine de… Bir yanımız hep aydınlık.

Evet, bir “küresel afallama” çağında yaşıyor olabiliriz. Ancak toplumların yüzlerce yıllık birikimini küçümseyenler, bu aydınlığın gücü karşısında er ya da geç çaresiz kalacaklardır.

Toplumsal tarih bize şunu açıkça gösteriyor: Doğanın var olduğu, yaşamın sürdüğü her yerde; iyilik ve güzellik için inatla mücadele edenlerin kolektif çabası, en karanlık dönemlerin bile üstesinden gelmiştir.

Bugün dünyanın dört bir yanında, Eduardo Galeano’nun duvarlara kazınan o sözüne kulak veren insanlar çoğalıyor:
“Karamsar düşünceyi daha iyi günlere bırakalım.”

İşte bu yüzden, inatla umuttan söz ediyoruz.

Ancak sözünü ettiğimiz umut, çaresizliğe tutunmuş bir avuntu değil. Umut; yaşamın olduğu her yerde, her an iyiliği örgütleme iradesidir.

Evet, umut bir teselli olabilir; ama aynı zamanda iyiliğin peşine düşenler için bir özgürlük alanıdır. Ve eninde sonunda, o özgürlük alanı büyür.

Çünkü tarih bize şunu da öğretmiştir:
İyilik örgütlü olduğunda, karanlık hiçbir zaman sonsuza kadar sürmez.

2026 Umut olsun aydınlığa

Abdulkadir Ay

Yeşil Doğa Derneği Başkanı