İki şehir arasında 


Türkiye alt yapı hizmetlerinde büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor, şehirler, ilçeler, kasabalar ve köyler bu değişim ve dönüşümden faydalanıyor. 


Anadolu’nun şehirlerinde üniversiteler açılmış binlerce öğrenci öğrenim görüyor, modern binalar yapımında mimarlar yarışıyor. 


Havalimanları hemen hemen her şehirde var. 


Alışveriş merkezleri her yerde boy boy kendini gösteriyor.


Organize sanayi bölgeleri kuruluyor, sanayi üretimi artmış. 


Enerji tüketimi, su tüketimi, batı standartlarına yaklaşmış velhasıl refah seviyesi oldukça yüksek.  


Tarım ve hayvancılık çok iyi durumda ve ekonomik olarak iyi bir gelir kaynağı.  


Modern Hastaneler hizmet veriyor.  


Bütün bunlar şunu gösteriyor, Anadolu ayakta ve ileriye doğru atılım üstüne atılım yapıyor. 


Kişi başı milli gelir 18.621 dolar. 


Bunlar iyi göstergeler fakat bu refahtan ve ekonomik paydan Aksaray ve Kırşehir ne kadar faydalanıyor.  


Bilhassa Aksaray şehrinin ilçelerinin ve köylerinin durumu nasıl?


Aksaray iç Anadolu’un mahrum şehri bilhassa köylerinin durumu içler acısı, ekonomik olarak refahtan Türkiye ortalamasının altında pay alıyor. 


Hak ettiği hizmetleri alamıyor. 


Halkımız en temel hizmetlerden mahrum bırakılıyor. 


İki şehir düşünün ki birbiri ile bağlantı yolu hala yetmişli yıllardaki gibi tek şeritli gidiş gelişli. 


Çakıl taşları arabanın camını kırmaması için camı elle destekliyorsunuz.  


Nevşehir ilinin merkezle, ilçelerinin bağlantısı çift şeritli yani duble fakat iki tane büyük şehrin bağlantısı tek şeritli. 


Bu nasıl modernleşme?


Bu iki şehrin köy yolları taşlı, topraklı toz duman vatandaşların arabalarının camları kırılıyor, tekerleri patlıyor. 


Avrupa’dan üç bin kilometre yol geliniyor hiç bir şey olmuyor, buraya geliyorsunuz tamirhaneden çıkamıyorsunuz.  


Aksaray ilinin en büyük ilçesi olan Ortaköy için ayrı bir sayfa açmak gerekir diye düşünüyorum. 


Eğer yolunuz Ortaköy ilçesine düşerse şaşırmayın çünkü kurallar ve kaideler bu ilçede işlemiyor. 


Her vatandaş özgür ve bağımsız ve herkes kendini sorumsuz hissediyor? ve kafasına göre takılıyor.  


Sahipsizlik almış başını gidiyor.  


Ben dünyanın 70 ülkesini ziyaret ettim fakat Ortaköy gibi bir yer görmedim. 


Toplum kuralsızlığı kabul etmiş ve satın alınmış, kuralsızlık artık sıradanlaşmış görünüyor. 


Siz kuralları hatırlatırsanız, o zaman siz kuralları çiğnemiş oluyorsunuz. 


Bu ilçeyi anlatmak çok zor, nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum velhasıl en iyisi anlatmayayım sadece şunu söyleyeyim trafike bakın her şeyi anlarsınız.  


Yunus Emre diyarında, Yunus Emre Hoşgörüsü yok.  


Siyaset ile ilgilide şunuda ifade etmek istiyorum, siyaset Halkı kucaklamak ve insanların kalbine inmek gerekiyor diye düşünüyorum, tepeden inme halktan uzak “Jakoben” siyaset dönemi artık bitmelidir?



Son olarak şunu belirtmek isterim ki modern şehirleşme ve alt yapı hizmetleri bu iki şehirde çok geri kalmış. 


Acilen bu iki şehirin ilçelerinin ve köylerinin durumu tekrar gözden geçirilsin ve bir master planı hazırlansın.  


Plan,proje ve stratejik düşünme zamanı.  


Alt yapı gelecek yüzyılla göre hazırlanmalı çünkü şehirler büyüyor. 


Mimaride öze dönülmeli. 


Kültürel doku çok zayıf, yeniden inşa edilmeli. 


Sosyal dayanışma yok oluyor insanlar bireysel düşünüyor. 


İnsani değerler maalesef çok aşınmış,Anadolu insanı tekrar Anadolu “İrfanına” göre hayatını şekilendirmeli. 


Hami Ramazan Özdemir