BİR BABANIN İZİNDE: ESE ÇAVUŞ’TAN HAYAT DERSİ



Emekli müftü Abdurrahim Kocagöl’ün bayram vesilesiyle kaleme aldığı satırlar, bir evladın babasına duyduğu özlemin ötesinde; bir hayatın, bir ahlakın ve bir inancın özeti adeta.


İsa Kocagöl… Nam-ı diğer “Ese Çavuş”… Ortaköy’e bağlı Hacı İbrahim Uşağı köyünde doğup büyüyen, hayatın zorluklarını alın teriyle aşan, ama hiçbir zaman maneviyatından ödün vermeyen bir Anadolu insanı.



Genç yaşta ekmek parası için Avusturya yollarına düşerken, oğluna sarılıp “Sizin için sakalımı kesip gavura hizmet etmeye gidiyorum” diyerek gözyaşı döken bir baba…


Ve sadece altı ay sonra geri dönüp, kazandığıyla ticarete atılan, borcunu ödeyip yeniden ayağa kalkmayı bilen bir irade…


Ese Çavuş’un hikâyesi aslında “azdan çoğa” ulaşmanın, sabrın ve bereketin hikâyesidir. Küçük bir dükkânla başlayan esnaflık hayatı, kısa sürede güvenin ve hayırseverliğin adresi haline gelir.


Öyle ki, darda kalanlara “Çavuş emmiye uğra” denir. Çünkü o, sadece ticaret yapan değil; gönül kazanan bir esnaftır.


Ama onu asıl farklı kılan, dünyaya değil ahirete yatırım yapan yönüdür. Gecenin ikisinde kalkıp gözyaşlarıyla ibadet eden, sabah namazıyla birlikte dükkânını açan, rızkı Allah’tan bilen bir teslimiyet…


Cemaat sevabını bile paylaşmak isteyen, “Belki bir garip gelir, misafir ederiz, bereket olur” diyebilen bir incelik…


Onun hayatında her gün bir hayır, her an bir şükür vardır. Misafir bulamazsa yoldan geçene ayran ikram eden ve “Bugün de kârımız bu olsun” diyen bir gönül zenginliği…


Ve elbette evladının şahit olduğu nice hikmetli anlar…


Zorda kalındığında “Şeyhimiz Allah’ın izniyle yardım eder” diyerek gelen yardımlar, hastalıkta “haber geldi” deyip kısa sürede şifa bulması…


Bunlar bir inancın, bir teslimiyetin ve bir maneviyatın yansımalarıdır.


Abdurrahim Kocagöl’ün satırlarında sadece bir baba yok; bir dönemin ahlakı, bir milletin özü var. Bayramın ruhuna yakışır şekilde, bize düşeni hatırlatıyor:


Babalar sadece evlat büyütmez, karakter inşa eder.


Rahmetli İsa Kocagöl’e Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.


Bu ata saygısıyla bahsi geçen manevi hadisleeri yaşayan birisiyim


bundan 25 yıl önce Hac için gittiğim Kabe'de tavaf ettiğimde sigara içmek için çıktım berberlerin olduğu alanda sağıma baktım Sigara içen yoktu, soluma baktım yok ve o an utanarak Yarabbi bu melanet sigaradan kurtar beni dedim 20 yıllık tiryakiliğim sona ermişti çok

Şükür


Halis niyetle duanın faziletini ve mükafatını gördüm


Ve bizlere de böyle iz bırakan insanların kıymetini bilmeyi nasip etsin.