Gözden kaçırmayın

Gazeteci Savaş Yılmaz'ın acı günüGazeteci Savaş Yılmaz'ın acı günü

Zafer Kimin Zaferi?

Yorum; Abdulkadir Ay

Zafer, her zaman yeniliklerle beraber olanların olur.

RATEM 12. Genel Kurulu da tam olarak böyle bir ruh hâliyle, oldukça ateşli ve tartışmalı bir atmosferde tamamlandı.

 Nereden baktığınıza bağlı olarak çok güçlü yanları olan, iz bırakan ve belki de yıllardır süregelen bazı alışkanlıkların zincirini kıran bir sonuç ortaya çıktı.

Yıllardır bir oraya bir buraya gideriz.
Sorunları otel odalarında konuşuruz.
“Görüştük, görüşüyoruz” denir, gelişmeler aktarılır.

Ama iş çözüm üretmeye gelince…

Radyoların cebini, emeğini ve geleceğini gerçekten koruyan somut bir adım atılamaz.

Telif meselesi ise bu işin kanayan yarasıdır.

Bir takım telif birlikleri, adeta kene gibi radyoların yakasına yapıştı.
Sonuç? Koca bir hiç.

Önceki yönetimin verebildiği en net cevap şuydu:
“Bugüne kadar ödememiş olmanı kazanç say.”

İşte bu sahipsizlik duygusu, bugün yaşanan değişimin asıl sebebidir.

Ve bu duygu, Zafer'i destekleyen grubun zaferi olmuştur.

Vedat Gündoğan ismiyle bu genel kurulda ilk kez karşılaştım.

Ama verdiği mesaj, sadece benim değil, salondaki neredeyse tüm radyocuların dikkatini çekti.

Çünkü o, herkesin yıllardır içinden söylediğini telif birliklerine yüksek sesle dile getirdi:
“Artık yakamızdan düşün.”

“Telif tuzağını parçalayacağım.”

RATEM bütçesi yeter mi, yetmez mi, bu ayrı bir tartışma.
Ama benim gibi 35 yıllık radyocuya
“Borç var, ödemezsen avukata veririz”
diyen tehdit dili, sektörü bıktırmış, bezdirmiştir.

İşte yeni adayın söylemi bu yüzden bu kadar önemlidir.

Zafer, yönetimle yollarını ayırdığında arkasından konuşulanlar hiç hoş değildi.
Oysa bazen anlaşma ortamı kalmaz, yollar ayrılır. Bu kadar basit.

Genel kurul salonunda gördüğüm Zafer ise yine aynıydı:
Güler yüzlü, ortamı yumuşatmaya çalışan, kırıcı olmayan…

Yanıma gelip
“Abi sen taviz vermezsin, onun için aramadım”
demesi, insanın karakterini ne kadar iyi okuduğunu gösteriyordu.

Sonuç ne olursa olsun, kazanan RATEM olsun.

Ama şunu da söylemeden geçemem:
Bazı hadiselerde gereksiz müdahalede bulunan kişiler, mesleğin ne olduğunu hâlâ kavrayabilmiş değiller.

Salonda sadece iki yayın kuruluşu vardı.
Biri Şaban kardeş, tüm ekibiyle işini layıkıyla yaptı.

Diğeri ise bendim… 

Elimde cep telefonu, hem canlı yayın yaptım hem röportaj aldım.
Canlı yayın sırasında tanımadığım, uzun boylu bir beyefendinin
“Platformdan aşağı inin” baskısı ise açıkça basına müdahaleydi.

Bu toplantı bir siyasi parti kongresi olsaydı ve basını aşağı indirmeye kalksalardı, sonuç ne olurdu acaba?

Kesin ortalığı dağıtırdım.

Ben Türkiye Gazeteciler Federasyonu kurucu Başkanıyım basının gücü onu özümseyene bağlıdır. 

RATEM yeni bir yol alıyor.

Eğer verilen vaatler gerçekleşir ve telif kıskacından kurtulunursa,
bugün dışarıda kalan yüzlerce radyo ve televizyon da aynı çatı altına girecektir.

Bu yüzden bu Genel Kurul önemlidir.

Burada kaybeden kazanan yoktur.

Hepimizin adına, kardeşçe yürünecek bir yol vardır.

Vedat Gündoğan’ı ilk kez tanımama rağmen samimi tavırlarını ve duruşunu gördüm.

Bu da bende bir karşılık buldu.

Yeni bir gün, yeni bir sayfa…
Mesleki beklentiler adına hayırlara vesile olsun.

Ve Zafer…
Gülen yüzlerin yine seninle olsun.

#ratem
#aksarayfm